square facebook 512   Twitter bird logo 2012.svg  instagrame   linkedin icon  Google plus  YouTube icon full color  skype 

 +90 232 462 67 62 -info@ensiatr.com

Ankara'da, TÜREK 2017 Rüzgarı

türek1

Rüzgar Enerjisi sektörünün önde gelen organizasyonu 6. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK2017) Ankara’da başladı.1-2 Kasım 2017 tarihlerinde Ankara JW Marriot Otel’de gerçekleştirilecek olan 6. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi'nde (TÜREK2017)  iki gün boyunca rüzgar enerjisi ile ilgili tüm konular ayrıntılarıyla ele alınacak.

türek3

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, Kongre'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiyede rüzgar enerjisi özellikle son beş yılda çok hızlı bir gelişim gösterdiğini belirterek, bundan sonra da sektörün önünün açık olduğunu kaydetti. Sadece rüzgar yatırımları değil aynı zamanda rüzgar endüstrisinin de geliştiğine dikkat çeken Ataseven, sektörün beklediği geriye kalan ihalelerin yapılması, ikinci YEKA hazırlıklarını heyecanla beklediklerini kaydetti. Ataseven ayrıca, 2020 sonu YEKDEM’in netleşmesini de burada beklediklerini ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, "YEKDEM 2020'de sona erecek ve ilk ağızdan söylüyorum; "hayır" devam etmeyeceğiz. O günün koşullarında ciddi katkı yaptı ancak miadını doldurdu. YEKA'yla daha rekabetçi bir sürece devam edeceğiz" dedi.

Türkiye'nin 15 yıllık büyüme hikayesinde enerji sektörünün aslan payına sahip olduğunu ifade eden Albayrak, "Ekonomik olarak büyümenizi desteklemek için bununla atbaşı giden enerji anlamında da yatırımlarınızı yapmak zorundasınız. Son 15 yılın yaklaşık yüzde 6'lık Türkiye ekonomisi büyümesine, yüzde 7'lik enerji sektörü büyümesini eklediğinizde, Türkiye'nin ne kadar büyük bir başarı hikayesi ortaya koyduğunu görebiliyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı bütün küresel ve bölgesel sıkıntılara rağmen güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini ve enerji alanında da artık bir üst lige çıkmak için hedeflerin ortaya konulması gerektiğini vurgulayarak, "daha çok yerli ve daha çok yenilenebilir" prensibi doğrultusunda Türkiye'nin kendi kaynaklarını öncelediğini ve adımların da bu doğrultuda atıldığını kaydetti.

Enerjide daha rasyonel modellerle piyasanın karşısına çıkmak için Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modelinin ortaya konulduğuna dikkati çeken Albayrak, "Bu, birçok anlamda başarılı ve dünyada ses getiren bir model oldu. Bir model, yatırımcıyı, tüketiciyi, endüstriyi, kimi sayarsan say hepsini eşit anlamda, dengeli olarak tatmin etmeli ki sürdürülebilir olsun. Yoksa başkası gelir, bu modeli durdurup başka bir süreç ortaya koyar" ifadelerini kullandı.

Albayrak, enerji ve maden ithalat faturasının 55 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada yenilenebilir kaynaklar alanında önemli bir konumu bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin yatırım kapasitesi, potansiyeli, yatırım teşvikleri ve cazip fırsatlarıyla uluslararası yatırımcılar için cazip modeller ortaya çıkardığını aktaran Albayrak, son 15 yılda bu modeller sayesinde ülkenin büyük bir başarı hikayesi ortaya koyduğunu vurguladı.

albayrak yekdem 2020de sona erecek2Ww4lzdfWESUxJE5lK554w

Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çevresel koşulları, temiz enerji koşullarını da destekleyecek sürecin önünü açmamız gerektiğinden hareket ettik. Özellikle son 2 yılda, sadece 2016'da devreye giren yeni kapasitenin yüzde 55'ini, 2017'de de şu ana kadar yüzde 64'ünü yenilenebilir kaynaklar oluşturdu. Bu, dünyada sayılı bir başarı ve artarak büyümeye devam edecek. Yerli ve yenilenebilir desteğimiz bu çerçevede devam edecek. Rüzgarda geçtiğimiz yıl kurulumda Avrupa'da üçüncü, dünyada yedinci olduk. Bu yıl, bu rakamları hem güneş hem rüzgarda zorlayacağız, hatta geçeceğiz. Tüm bu çerçevede baktığımız zaman önümüzdeki 10 yıl hedefi çizildi. Asgari 10 bin megavat güneş, 10 bin megavat rüzgar yatırımıyla Türkiye'nin enerji portföyünün çeşitlendirilebilmesi noktasında dengeyi sağlıklı kurmak için adımları bu noktada attık. Özellikle günün ihtiyaçlarını karşılama noktasındaki Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması'nın (YEKDEM) 2020'de sona eriyor. Devam edecek misiniz diye soruluyor. Birinci ağızdan söylüyorum; hayır devam etmeyeceğiz. YEKDEM o günün koşullarında ciddi bir katkı yaptı ancak miadını doldurdu. YEKA'yla daha rekabetçi bir sürece devam edeceğiz. Çünkü hakikaten bu noktada destek ve teşvikler açısından bakıldığında kamu maliyesini de olumlu destekleyecek bir sürece gireceğiz."

'Kamu Ortamı İyleştireceki Yatırımcının Önü Açılacak'

Albayrak, milli enerji ve maden politikası doğrultusunda da bakanlığın adımlarının devam ettiğini, düşük maliyetli yatırım fırsatlarının yatırımcıların üst düzey ilgisini çektiğini söyledi.

Türkiye'nin bölgede önemli bir ihracat merkezi olma potansiyelini, enerji sektöründe de güçlenerek artırmaya devam edeceğine değinen Albayrak, "Bize düşen yol açmak, yatırımcının yolunu açmak. Eski kamu mantığı ile "Her şeyi kamu yapsın", yok öyle bir şey. Biz ortamı iyileştirip yatırımın, yatırımcının önünü açacağız" dedi.

Albayrak, YEKA ihalesine dünyadaki en büyük 10 enerji şirketinden 8'inin girdiğini hatırlatarak, bunun Türkiye piyasasının öngörülebilirliği açısından potansiyelini ortaya koyduğunu ifade etti.

Gelecek yıl sürpriz bazı adımlarla rüzgarda YEKA'ların devam edeceğini açıklayan Albayrak, "Güneşte dünyanın en büyük ihalesini yaptık, önemli adımlar attık. Rüzgarda da güneşte de seneye farklı sürpriz adımlarla devam edeceğiz. Hiçbir şekilde geri adım atmayacağız. Büyüme ve gelişme anlamında piyasayı şaşırtmaya ve "vay be!" dedirtmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Albayrak, bazı çevrelerin kurulu gücün tamamının rüzgar ve güneş olması gerektiğine dair söylemlerde bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"Farklı alanlar üzerindeki üretimi inceliyoruz. Yenilenebilir bu açıdan Türkiye'nin enerji arz güvenliği noktasında çok önemli. Şunun altını çok net çizmemiz lazım, 80 bin megavatın yüzde 100'ünü rüzgar yapsın, güneş yapsın diyorlar. Bu, bazılarının bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma ya da ortamı manipüle etmek için oluşturduğu yanlış bilgiler. Baz yükünden, arz güvenliğine dengeli bir şekilde portföyü yönetmek, kullanmak durumundayız. Önceliğimiz enerjide de dışa bağımlılığı düşürmekse yerli kaynakların kullanımında yüzde 30'lardan 40'lara 50'lere çıkıyoruz. Hedef üçte ikiyse yerli ve yenilenebilir altyapıyı geliştirirken bu çerçevede özellikle bu açıdan hepsinden maksimum düzeyde faydalanmamız lazım. Güneşten kömüre, nükleer enerji kaynaklarına ve tabi ki doğalgaza kadar. Tüm bu çerçevede enerjide dışa bağımlılığın minimize edilmesi için önemli bir atılım olacak ve bu çerçevede devam edeceğiz."

Albayrak, rüzgarda bekleyen kapasitelerle ilgili olarak kasım-aralık gibi adım atılacağını belirterek, "Bu kapasitelerle ilgili süreci de bu yıl bitmeden tamamlayıp sektörün önünü hızlıca açarak 2018'e çok net ve somut bir şekilde ilerleyeceğiz" ifadesini kullandı.

Güneş ve rüzgar enerjisinde yeni modeller üzerinde çalıştıklarını dile getiren Albayrak, "Her kaynağı maksimum verimlilikle kullanmak suretiyle maksimum rekabetin de önünü açmalıyız. Teknoloji transferi ve yerli üretim anlamında da önemli adımlar atılmaya devam edilecek. Geçtiğimiz 15 yıldan çok farklı bir planlamayla 10-20-30 yılı planlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

'Rüzgar Ekenin Kazanç Biçtiği Bir Ülke Haline Geldik'

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ise konuşmasında ‘Rüzgar eken yel biçer’ atasözüne atıfta bulunarak, rüzgar ekenin kazanç biçtiği bir ülke haline geldiğimizi söyledi. YEKA yarışmalarıyla 18 proje sonuçlandırıldığını hatırlatan Yılmaz, “Hiç tereddüt etmeden söylemeliyim ki teşvikler amacına ulaşmıştır. Yarışmalar sonucunda eksi fiyat teklifleri de piyasaya güvenin göstergesi olarak okunmalıdır. Bugün rüzgar enerjisi kapasitemiz186 ayrı tesis ile 6300 mw düzeyine ulaşmış durumda.” dedi.

myılmaz

Yılmaz ayrıca, tölerans katsayısı konusunda kamuoyundan eleştiriler aldıklarını ve bu eleştirileri incelediklerini kaydetti. Bu konuda da herkesin görüş ve katkılarını beklediklerini belirtti.

'Negatif Fiyat Dikkatle Değerlendirilmeli'

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope CEO’su Giles Dickson ise yaptığı açılış konuşmasında, rüzgar ihalelerindeki negatif fiyat tekliflerinin bir yönüyle başarı olduğunu ancak rekabet ve tedarik zinciri gelişimi açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Giles Dickson speaking 1

Ayrıca basit izin ve ruhsat sisteminin olmasının önemine vurgu yapan Dickson, proje geliştiriciler için tek elden bu işlerin yapılmasının çok önemli olduğunu ve yatırımcının önünü görebildiği ölçüde yatırım yapacağını belirtti. Türkiye’deki gelişmeleri de ilgiyle izlediklerini sözlerine ekledi.

'Elektriğe Geçiş Dengeli Gerçekleşecek'

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Genel Sekreteri Steve Sawyer ise yaptığı konuşmada, enerji sektörü için artık çok hızlı ve düzeni bozucu büyük değişikliklerin yaşandığı bir dönemi yaşadığımızı ifade ederek, bu yeni dönemde rüzgar ve güneşin egemen olacağını gördüklerini söyledi.

steve sawyer gwec 20141031035846531

Öngörülebilirliğin son derece önemli olduğuna değinen Sawyer, ulaşım taşımacılık alanlarında da pek çok geliştiricinin tercihlerini elektrikli araçlar yönüne kaydırmaya başladıklarını kaydetti. Dönüşümün dengeli bir şekilde olması gerektiğini belirten Sawyer, “Sanayiyi de zorlamak zayıflatmak istemiyoruz dengeli derken bunu demek istiyoruz” dedi.

Sawyer, iklim değişikliği sorununa da dikkat çektiği konuşmasında, “Bunun için teknolojimiz var. Bunları yapmazsak bunun maliyeti ne olacak bu çok önemli. Bugünden başlarsak, hasarı azaltabilir ve daha az maliyete katlanmak zorunda kalırız. Türkiye ve dünyada el ele çalışıyoruz ve çalışmaya da devam ediyoruz.” dedi.

'İklim Değişikliği ve Çevre Konusunda Çok Önemli Çalışmalar Yapıyoruz'

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Cihan Pektaş da yaptığı konuşmada, çevreye dikkat çekerek, “Nasıl ki insanın bir kaldırma kapasitesi varsa çevrenin de bir kaldırma kapasitesi vardır. O nedenle çevreye çok önem vermemiz gerek. İklim değişikliği ile ilgili tüm protokollere imza atmış ve çevre konusunda çok önemli çalışmalar yapan bir ülkeyiz. Dünya devi şirketler yenilenebilir enerji kaynaklarına önem vermeye başladılar.

pektaş

"Petrol zengini ülkeler bile rüzgara bugün çok önem vermeye başladılar. Uzun vadede ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını ve enerji faturasını düşürebilecek olan ye çok önemli olacak. Bütün ye kaynaklarından faydalanma potansiyeline sahiptir. 2023 hedefleri kapsamında atılan adımlar ile yenilenebilir enerji kaynakları değerlendirmeye yönelik önemli adımlar atıldı. Rüzgar enerjisi kapasitesi 6500 mw kapasiteye ulaşıldı. 800 MW da kurulum aşamasındadır. Avrupa’da dördüncü ülke konumuna geldi.” dedi.

6türek2

“Alacak Çok Yolumuz Var”

Derneğimiz Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Vatansever konuşmacı olarak katıldığı oturumda : “Çok değil, bundan 10 yıl önce, 2007 yılında rüzgâr enerjisinde sadece 146 MW olan kurulu gücümüz, bugün itibarıyla yaklaşık 48 kat artarak 7000 MW sınırına dayanmış durumda. Bu muhteşem sonuç için başta Enerji Bakanlığı olmak üzere, RES  yatırımcılarımıza, sanayicilerimize, yerel yöneticilerimize içtenlikle teşekkür ediyorum. Ancak daha alacak çok yolumuz olduğunu da vurgulamak istiyorum. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın stratejik planlarında yer alan ve sektörümüzün tüm aktörlerinin veri olarak kabul ettiği 48.000 MW’lık rüzgâr enerjisi potansiyelimizin henüz yüzde 15’ini kullandığımızı da dikkate almamız gerekiyor. Önümüzde alacak daha çok yolumuz var. ” ifadelerini kullandı.

6türek1