square facebook 512   Twitter bird logo 2012.svg  instagrame   linkedin icon  Google plus  YouTube icon full color  skype 

 +90 232 462 67 62 -info@ensiatr.com

Enerji Sektöründen Ortak Açıklama

foto 09.11.16 2

"Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Vizyonu ; Yerli Ekipman Paneli " Sonuç Bildirgesi Yayınladı

Ekonomi Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, DEİK Enerji İş Konseyi, İzmir Kalkınma Ajansı ve Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) işbirliği ile ortaklaşa düzenlenen “Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Vizyonu: Yerli Ekipman Üretimi Paneli”ne 184 profesyonel iş insanı katıldı.

Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Salonunda yapılan toplantının ardından Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu tarafından , etkin ve canlı bir etkileşimin yaşandığı panelde konuşulanların sadece sözde kalmayıp  takip edilebilmesi için, bir sonuç bildirgesi yayınlandı.Yayınlanan sonuç bildirgesinde şu görüşlere yer verildi:

"Bugün için sınırlarımızın hemen ötesinde yaşanan savaşlar, iç karışıklıklar, terör eylemleri, jeopolitik ve jeo-stratejik sorunların temelinde, enerji kaynaklarına ve bu kaynakların geçiş yollarına sahip olma mücadelesi yatmaktadır.

Türkiye kısıtlı hidrokarbon kaynaklarına sahip yapısının sonucu olan dışa bağımlılık sorununu; aynı enerji kaynaklarını hedef tüketim pazarlarına ulaştıracak koridorlara ve geçiş yollarına ev sahipliği yapma stratejisi ile birlikte fırsata çevirme yolunda çok önemli adımlar atmaktadır.

Yanı sıra enerji üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynaklara ağırlık ve öncelik vererek, dışa bağımlılık zincirini kırma yolunda hayati önemde kararlar almakta, milli menfaatlerimiz doğrultusuna uzun vadeli politikalar üretmektedir. Hükümetimizin bu alanda uyguladığı politika ve stratejileri yürekten desteklediğimizi ifade etmekten mutluluk duyuyoruz.

Zira; ülkemiz ekonomisinin en önemli makro problemleri arasında başı çeken cari açığı oluşturan kalemlerde enerji ithalatı en başta gelmektedir. Ekonomi Bakanlığı tarafından 2012-2014 yılları arasında enerji santrali yatırımları için verilen yatırım teşvikleri incelendiğinde, söz konusu santraller için ithal edilen makine / teçhizatın oranının ortalama % 71,04 olduğu görülmektedir. Bu veriler; sadece enerjide değil, enerji yatırımlarında da teknoloji yönüyle dışa bağımlı olduğumuzun can alıcı bir göstergesidir.

Türkiye'de 2030 yılına kadar enerji sektöründe 225 ilâ 280 Milyar Dolarlık yatırım yapılması öngörülmektedir. Bu tutarın yaklaşık % 60'ının makina ve ekipman yatırımı olacağı noktasından hareketle, ülkemize 135 ilâ 168 Milyar Dolar tutarında ithalat yapılacağını, bu ithalatın yerli üretim gücü ile karşılanması gerektiğine önemle işaret ediyoruz.

Derneğimizin öncülüğünde düzenlenen “Yerli Ekipman Üretimi” başlıklı panelde;
* Bu bağımlılığın “yerli üretim gücümüzle” azaltılması;
* Bu alanda üretim yapan şirketlerimizin desteklenmesi ve teşvik mekanizmalarının sadeleştirilmesi ve kolay ulaşılabilirliği;
* Yenilenebilir enerji alanındaki teknoloji firmalarının makine ve ekipman üretimlerini ülkemizde yapmaları yönünde cesaretlendirecek mekanizmaların yasa koyucu tarafından sağlanması;
* Bu alanda yapılacak yatırımlarda Türk şirketleri ile sinerji yaratılması için Türk iş dünyası örgütlerinin ve enerji sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının daha aktif rol alması gerektiği vurgulanmıştır.

Son 10 yılda yapılan yoğun yatırımlar sonucunda, Türkiye’nin enerjide kurulu gücü 2005 yılında 25.174 MW seviyesinden, 2016 yılı Temmuz ayı itibarıyla 77.037 MW seviyesine ulaşmıştır. Keza; 2011 yılında Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü 1.511 MW iken, bugün 6.294 MW ’a yükselmiştir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, Cumhuriyetimizin 100. Yılı için belirlediği “2023 Vizyonu”nda, ülkemizin kurulu gücünün 100.000 MW’a ulaşması ve bu gücün en az yüzde 30’unun yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi hedeflenmektedir. 30.000 MW’lık yenilenebilir enerji kaynağının ise 20.000 MW’lık bölümünün rüzgâr, 5.000 MW’lık bölümünün ise güneş enerjisi kaynaklı olması öngörülmektedir. Bu hedefler, rüzgâr enerjisinde bugünkü kurulu gücün (5.072 MW) yaklaşık dört kat, güneş enerjisinde ise bugünkü kurulu gücün (562 MW) yaklaşık 10 kat artması demektir.

Bu veriler; Türk iş dünyası ve yerli imalat sanayimiz için çok önemli fırsatları ve tehditleri eşzamanlı olarak barındırmaktadır. Tasarruf oranı az ve döviz gereksinimini borçlanma yoluyla sağlayan Türk imalat sanayicileri; girişimci yapıları, yetkin işgücü ve çalışkanlıkları ile kendi tasarımlarını imal edebilecek, bunları global ölçekte rekabete açabilecek yapıda ve yeterli birikimdedir. Bunun yanı sıra iç ve dış yatırımcıya her türlü altyapı desteğini vermekte kararlı ve cesaret sahibidir.

Teknik eleman açığının kapatılmasına yönelik olarak, teknik okulların müfredatlarının güçlü teorik bilginin yanında uygulama ağırlıklı olarak revize edilmesinin gerekliliği vardır.

Yenilenebilir enerji sektöründe yapılacak yatırımların standartlarında en az 10 yıl gecikilmiştir. Türk Standartları Enstitüsü’nün tüm yenilenebilir enerji standartlarını inceleyerek uluslararası akreditasyonu alması geç kalınmış bir durumdur. Standart belgesini alamayan bir yerli üretim ticari olamaz. O nedenle en kısa sürede, yurtiçi mevzuatlardaki ihtiyaca yönelik kısa süreçli çözümler hazırlanmalı sonra da uluslararası düzeyde hazır duruma gelmelidir.

Enerji stratejik bir konudur. Savunma sanayi başta olmak üzere, yerli mühendislik ve teknoloji ile üretilen ürünlerimizle global ölçekte rekabet eden firmalarımız incelendiğinde; uluslararası başarıya ulaşmanın sırrının iyi planlanmış organizasyonlara sahip olmak, sistem mühendisliği ile ticarileştirilecek ürünün tüm kriterlerinin belirlenmesi, teknolojik birikimin getirdiği özgüven ve sağlıklı finanse edilen yapıların birleşiminde olduğu görülecektir. Bu başarıyı sağlayan yerli mühendislik ve sanayi şirketlerinin özellikle tedarik zincirinde bir araya gelerek, kümeleşerek, Yenilenebilir Enerji sektöründe de rekabetçi teknolojiler üretmesinin önünde hiçbir engel yoktur.

Ülkemizde yatırım yapmış firmaların, ekonomik kalkınmaya ve istihdama olan katkıları şüphesiz çok önemlidir. Yerli kaynakları kullanarak üretim yapan şirketlerimiz, bir yandan kendilerini geliştirip ortaklıklar yoluyla sinerji yaratırken; diğer yandan yeni yatırımlarına kaynak yaratarak ülkemiz insanının refahına ve geleceğine katkı koymayı hedeflemektedir.

Global ölçekteki firmaların ülkemizde yatırım yapmalarına zemin hazırlayarak ekonomik kalkınmayı ve global işbirliklerini cezbeden mevzuat düzenlemeleri sektörümüz tarafından desteklenmektedir. Aynı zamanda 93 yıllık Cumhuriyet dönemimizde sadece dışarıdan gelecek yatırımlar sayesinde teknolojik bir birikimin olamayacağını da bilinmektedir.

Yenilenebilir Enerji sektöründe, üretilen ve üretilecek olan yerli ürünlerin yatırımcıya sunumunda, ulusal finansman sisteminin geliştirilmesi şarttır.Bankacılık sisteminde; enerji yatırımları için ödemesiz dönemli, uzun vadeli ve düşük faiz oranlı kredi olanaklarını ortaya koyabilecek enstrümanların oluşturulması / revize edilmesi; Kalkınma Bankalarının yapılarının da bu projeler çerçevesinde revize edilmesi de gerekmektedir.

Özellikle savunma sanayi, iletişim ve beyaz eşya sektöründe çok net olarak görüldüğü üzere; "enerjide yerlileşme stratejisi" sadece müteşebbislere bırakılmayacak kadar ciddi ve kapsamlı bir konudur. Devlet iradesinin de başarılı ülke örneklerini dikkate alarak bu stratejinin düzenleyicisi ve destekçisi olması gerekmektedir.

Derneğimizin öncülüğünde yoğun bir katılımla gerçekleştirilen panel sonrasında tüm katılımcılar bu görüşler ve doğrular etrafında ittifakla buluşmuşlardır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur…"